ÇocukluÄŸun oyuncaklarındandır bu. Halbuse, zamanında, köyün hali vakti yerinde olan ailesinin evinde toplanma nedeniymiÅŸ. Bi’ de köyün kahvesinde varmış. Ajans dinlenirmiÅŸ.
Açınca hemen tepki vermez. arkasındaki tüpleri yavaş yavaş ısınır, iyice kızardıktan sonra ses vermeye başlardı.
Bizim zamanımıza kalanların çoÄŸu ya bozuktur ya da zar zor çalışır. Çalışsa da çekecek bir-iki frekans anca bulduÄŸundan, bi’ kenarda tozlanır durur.
Kimse ilgilenmez onla. Ama evin çocuÄŸu evdeki her demirbaşı oyuncak yaptığı gibi, bunu da kurcalamayı pek sever. Bi’ de dede.
Mutfaktaki eski Arçelik buzdolabının üstünde durur. Sürgülü ekmek kutusu*nun hemen arkasında. Tozlanmış, dış kaplaması nemden eÄŸilip bükülmüş, yer yer çatlamış…
» Yazının Devamı
27 June 2009 | İlgili Olduğu Konular »
Zaman zaman Türkiye ile İran arasındaki benzerlikler, geleceklerinin kesiÅŸmesi gibi senaryolar sunulur. Korkutucudur. Biz burada “Aman bizim başımıza gelmesin” diye söz ettiklerimiz, dünyanın dört bir yanındaki insanların başına geliyor olabilir.
Merak ediyorum, (umarım sonsuza dek böyle bir şey olmaz ama) benzeştiğimizde, özgürlüklerimiz, sevdiklerimiz, yaptıklarımız kısıtlanınca neler yapacağız? Çabalayacak mıyız? Değişim için bir araya gelecek miyiz? Yoksa bazılarımız dünyanın batısına doğru göç ederken, bazılarımız da bir süre sonra kabullenmek zorunda mı kalacak?
Herhangi bir üst merci/firma/makama baÄŸlı olmadan yazabildikleri için, bloglar arasında arama yaptığımızda İran’da olan bitenler ile ilgili kendi yorumlarımızı oluÅŸturabileceÄŸimiz kaynaklara ulaÅŸabilmiÅŸ oluruz sanırım. Buyrun, arayın, araÅŸtırın, duyurun. En azından İran’daki seçimler ile ilgili bir ÅŸeyler yazın.

» Yazının Devamı
19 June 2009 | İlgili Olduğu Konular »
Europinion adlı bir yarışma hayal ediyorum. Yok, Eurovision gibi ortada müzikal eserlerin kıyaslandığı (söylenen) bir organizasyon değil.
Film ya da başka bir sanat eseri de puanlanmasın. Yani ortada aslında oylanacak hiçbir şey olmasın. Yalnızca ülkelerden başka.
Tarafsız bir bölgede yapılsın organizasyon. Hindistan ya da Avustralya’da mesela. Avrupa’nın dışında, siyasi görüşü bakımından çok da sivri olmayan bir ülke. Her neresiyse. “Ev sahibi ülke” kontenjanından puan toplanamasın yani.
Kısacası, Avrupa’daki tüm ülkeler, diÄŸer Avrupa ülkelerini oylasın. Bakalım ülkelerin halkları, baÅŸka ülkeler hakkında geçirilen bir yıl içinde nasıl hissetmiÅŸler, neler düşünmüşler, baÅŸka bir ülkeye karşı sevgileri nasıl deÄŸiÅŸmiÅŸ ortaya çıksın.
» Yazının Devamı
17 May 2009 | İlgili Olduğu Konular »
Biraz önce Lost‘un 5. sezonunun finalini izledim. Ve inanılmaz bir keyf aldım. Birçok yerde dile getirdim, yine eklemek istiyorum. Bence Lost, gelmiÅŸ geçmiÅŸ en iyi iÅŸlenmiÅŸ/kurgulanmış dizi (Bkz: Lost ve örnek gösterilecek bir pazarlama stratejisi).
Hala hiç izlememiş olanlar biraz önce başlasın. 6. sezon başlamadan tüm bölümleri izleyin, hiç pişman olmayacaksınız.
Dizi, geçmişi değiştirmek isteyenler ve değişmesini önlemek isteyenler arasındaki çekişmeyi anlatıyor.
Daha felsefi ve metaforik olarak yaklaşırsak; “GeçmiÅŸimizi, geleceÄŸimizi, kısacası kaderimizi deÄŸiÅŸtirebilir miyiz?” sorusuna cevap arayan bir dizi bu.
» Yazının Devamı
14 May 2009 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: dizi,
eski mısır,
felsefe,
geçmiş,
gelecek,
insanoÄŸlu,
isis,
iyilik,
kader,
kötülük,
lost,
mitoloji,
osiris,
seth,
televizyon,
teori
Bu aralar, sanatın, sanatçının ve bunların toplumla olan ilişkisine kafayı takmış durumdayım.
ÖrneÄŸin, sanatçının topluma karşı bir görevi, bir sorumluluÄŸu var mıdır? Sanatçı “doÄŸru” ya da dürüst olmak zorunda mıdır?
Diğer yandan, bir ürünün sanat eseri olarak kabul edilmesi için gereken şartlar nelerdir? Böyle bir şartlar manzümesi var mıdır, yazılı olmasa da. Varsa bu şartları kim koymuş? Ya da çağlar boyunca, değişen yaşam şekilleriyle, türeyen sanat dallarıyla bu şartlar değişmiş midir? Nedir, ne değildir? Üff : )
Mesela bazen “Onun yaptığı da sanat mı yahu, para kazanmak için yapıyor onu, öyle müzik mi olur” denilen sanatçılar oluyor. Ya da “Yok artık bu kargacık burgacık ÅŸeye de sanat eseri demiyorsunuz deÄŸil mi” diye çıkışanlar olur.
» Yazının Devamı
06 May 2009 | İlgili Olduğu Konular »